Yunan Felsefesinde Şarabın Rolü

Yunan Felsefesinde Şarabın Rolü

Yunan Felsefesi. Felsefe ile şarap arasındaki en açık bağlantıya Antik Yunan’daki sempozyumlar, yani şölenlerde rastlarız. Bunlar esasen derin felsefi diyalogların yaşandığı şarap partileridir. Yunanlılar şarabı akşam yemeğinde içmezlerdi. Bu tür etkinliklere ayrılmış özel bir mekân olan andronlara çekildiklerinde yemekten sonra içerlerdi.

Seremoniler, tanrıların, ölmüş kahramanların ve ataların şerefine kadeh kaldırarak başlardı. Önce şerefe kadeh kaldırılır, sonra da ciddiyetle içilirdi. Yunanlılar şarabı krater adı verilen özel bir kâsede suyla karıştırarak içerlerdi. Şaraba karıştırılan su miktarı içmenin ciddiyetine göre değişirdi, ama en azından şaraba eşit miktarda su koyulurdu. Bu alem, gece geç vakitlere kadar sürerdi ve çoğunun odak noktası hiç kuşkusuz felsefeydi.

Yunan Felsefesi ve Akademi

Bir zamanlar Kimon adında bir adamın Atina yakınlarında bir zevk bahçesi vardı. Duvarlarla çevrili, içinde gezinti yerleri ve pınarlar olan bu zeytinliğin öyküsü ağızdan ağıza anlatılırdı. Rivayete göre, bu yerin ilk sahibi Akademos adlı Attikalı bir kahramandı. Akademos ününü, Zeus’un genç ikiz oğulları Castor ve Pollux’la karşılaşmasına borçluydu. İkizler, Theseus’un kaçırdığı kız kardeşleri Helen’i [Truvalı Helen] kurtarmaya çalışıyordu ve Akademos onlara Helen’in tutsak edildiği gizli yeri bildirdi. Spartalılar, Zeus’un ikiz oğullarına büyük saygı ve hayranlık duydukları için Atika’yı istila ettiklerinde Akademi’ye zarar vermediler –böylece zevk bahçesi bilinir oldu. Akademi kahramanın yardımıyla hayatta kalmayı başardı. Korunuyordu, üstelik sihirli güçlerin himayesindeydi. Platon (MÖ 347-427) yaklaşık MÖ 400 yılında zeytinliği satın aldı ve burada okulunu kurdu, bahçeye de Akademi adını verdi.

Akademi, Batı kültüründe önemli bir fikirdir: Felsefenin onuru ve saygınlığı Akademi’de yeşerir; genç erkekler ve kadınlar nasıl düşüneceklerini, nasıl hareket edeceklerini, kısacası nasıl insan olunacağını Akademi’de öğrenir. İlim irfan fikri bu bahçeden doğar –bahçe kendisiyle birlikte büyülü ve pastoral bir mirası da taşır. Bilgi ağacının meyvesi, akademik gelenekte yenilmesi gereken bir meyvedir kesinlikle. Metaforik anlamda “yiyerek” kazanılan bu bilgi, cennetten kovulmanıza neden olmaz. En azından akademik kanı ve gelenek böyle der.

Neredeyse bin yıllık bir geçmişi olan Platon’un Akademisi, çok uzun bir ömre sahip olmuş, bünyesinde farklı “okullar” barındırmış ve birçok niteliksel değişim geçirmiştir.

1 thought on “Yunan Felsefesinde Şarabın Rolü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir