Caz tarihinin en ilginç simalarından birisi. Sadece ilginç değil, aynı zaman da en önemli saksafoncularından biri. Duygu onun için hep ön planda. Kendisi de aşırı spiritüel bir kişilik ayrıca. Eski okumalarımdan anımsadığım kadarıyla, aşırı ketum, içine kapanık bir kişiliği var. Sürekli bir arayış içinde sanki; hep saf duygunun peşinde. Bu arayış onu müzikte, kişisel yaşamında “uzun” bir maceraya çıkarıyor. Sanatta, kişisel yaşamında hep bir saflık arayışı içinde. Bebop’tan free jazz’a, Hristiyanlık’tan İslam’a, Zen Budizm’den, Amerikan Yerlilerin dinlerine. Amerikan Başkanlığına aday listeleri için ismi bile geçiyor. Afrika Ortodoks Kilisesi onu Aziz ilan ediyor. 2007’de özel bir Pulitzer Ödülü kazanıyor. Caz sahnesinden birçok sıra dışı sanatçı geldi geçti, ama Coltrane de aralarında başı çekiyor kesinlikle.
Eski eşi Naima için bestelediği aynı isimli şarkıda…